Şehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği
Yüzyılın felaketi olarak adlandırılan Şubat depremlerinden sonra kentsel dönüşüm ülke gündeminin ilk sırasına oturdu.
Riskli yapı stokumuzun bir an evvel depreme dayanıklı yapılar haline getirilmesi gerekiyor. Ülkemizde resmi kaynaklara göre 7 milyonun üzerinde riskli yapı var. Bunun 2 milyonu ağır riskli durumda. Nüfusumuzun 2/3’si 1. Derece Deprem Bölgesi’nde yaşamakta. Bu da neredeyse nüfusun yüzde 75’idir. Marmara Bölgesi’nde yaşanacak şiddeti yüksek bir deprem sonrasında sanayi, ulaşım ve nüfus yoğunluğu bakımından büyük bir felaket bizi bekliyor demektir. Bu tablonun yaşanmaması için herkesin elini taşın altına koyması şart. ŞEHİRCİLİK, KENTSEL DÖNÜŞÜM ve ENTEGRE TESİS YÖNETİM DERNEĞİ olarak bizler elimizi taşın altına koymaya hazırız.
Şöyle düşünüyoruz; ŞEHİRCİLİK, KENTSEL DÖNÜŞÜM ve ENTEGRE TESİS YÖNETİM DERNEĞİ olarak deprem bölgesine kayda değer yardımlarda bulunduk, yüzbinlerce, milyonlarca insana yaşanan deprem felaketinden sonra yardımda bulunmak yerine bu felaketler yaşanmadan, kazancı bir kenara bırakıp can kaybını önlemek adına acil olarak girişimlerde bulunmamız gerekiyor.
Bu konuda ŞEHİRCİLİK, KENTSEL DÖNÜŞÜM ve ENTEGRE TESİS YÖNETİM DERNEĞİ üyeleri olarak konut imalatı açısından sunumlar yapıyoruz. Teknik destek konusunda yardımcı olacağımıza dair protokol imzaladık. Müteahhitler, kat malikleri ve kamu olarak üç ayaklı bir yapı söz konusu. Bütüncül hareket etmeli ve kentsel dönüşümden önce zihniyet dönüşümüne geçmeliyiz.Binalarında belirli periyodlarla da aynen asansörler gibi denetlenmelidir. Yaşamın esas olduğunu hatırlayarak maddi çıkarlarımızı kenara bırakmalı ve riski bugünden kontrol altına almalıyız.
Bu nedenle kamu erkinin de devreye girmesiyle kentsel dönüşümü devreye sokmalıyız. Vatandaşa rağmen, vatandaşın can güvenliğinin korunması gerekiyor. Kamunun, kentsel dönüşümün yaygınlaştırılması konusunda kayda değer çözümleri söz konusu ama kaynaklar da sınırlı. Dolayısıyla vatandaşlar maddi destek vermeliler ya da konutlarının küçültülmesine izin vermeliler.
Biz de dernek olarak mütahit ve vatandaşlarımızla taşın altına elimizi koymalıyız. Depremin hangi gün ve saatte nerede olacağı meçhul. Bizim de o sırada nerede olacağımız meçhul. Bu bakımdan sanayi yapılarının da dönüştürülmesi gerekiyor. Ülkemizdeki yapılarımızın dönüştürülmesi 4-5 yıl gibi bir zaman alacaktır. Kentsel dönüşümde arsa dolaylı bir konu gibi gözükse de şunu da söylemeliyim ki arsalar, maliyetlerin büyük bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu konuda da kamunun desteğine ihtiyaç vardır.
GENEL BAŞKAN
Hüseyin KILINÇARSLAN
